karakartal nereden geliyor
1. Bu konuda iki yaygın kanı var 1. Resmi tarihe göre Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 Sezonu'na gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye’dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy’un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı’ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş’ın akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları “Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu “Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır. Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey’in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı’nın, Şakir’in ve Şükrü’nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar. Bu maçın ardından, Beşiktaş’ın sembolü “Kara Kartallar” olmuştur. 2. Taraftar efsanesi Beşiktaş'a bu lakap kara bir günde takıldı. Bir gün önce takıma hayatını adayan Şeref Beyi kaybeden Beşiktaş Fenerbahçe ile çok önemli hayati bir maça çıkıyordu. Beraberlik ya da yenilgi ile şampiyonluğa veda edecekti. İşte böyle bir günde 90 dakika rakip kaleye müthiş akınlar yaptılar. Tribünlerdeki seyircilerin 'Kartallar gibi saldırıyorlar. Herbiri birer kartal!' benzetmesi ile o günden beri Kara Kartal lakabını taşır Beşiktaş.. O gün golsüzlük bozulmamış, şampiyonluğa veda edilmişti, ancak kalıcı olan birşey vardı. O da Kara Kartal'dı.